Örgü Örmenin Ebeveynliğe Dair Öğrettikleri

0

Bir çocuk doktoru olarak, çocuklar ve anne babaları hakkında düşünerek saatlerimi harcıyorum. Fakat kaçma fırsatım olduğunda harika bir örgü ve tığ işi sitesi olan Ravelry’de geziyorum ve ona takılıp kalıyorum.

Aynı şal örneğinin 10, 20 ve hatta 200 versiyonunu geziyorum. İnsanların kullandığı farklı iplere, renk kombinasyonlarına, sıkı ya da gevşek örüldüğünde nasıl farklı durduğuna bakıyorum. Hatta evdeki yünlerden birini çıkarıp insanların o iple yaptığı tüm projeleri inceleyerek mutlu bir 20 dakika geçiriyorum.

Bazı renk ve örnek tercihleri hiç benlik olmasa da bu iş sakinleştirici, ilham verici, rahatlatıcı ve canlandırıcı. Peki neden dantel bir şal için ilmekleri tek tek saydığımız, karmaşık bir örneği ısrarla takip ettiğimiz saatler geçirip emek veriyoruz? Ya da neden aylarımızı esnek ve dökümlü bir süveter örmekle ve belinin düzgünce oturması için ilmekleri bir arttırıp bir eksiltmekle geçiriyoruz?

Online örgü dünyası hakkında bir şey söyleyeyim: Herkesin yaptığı işlere bakıyoruz ve bazen insanları seçimleri hakkında sessizce kafamızı sallıyoruz. Fakat hemen ardından yorumlar yapıyor ve hoş şeyler söylüyoruz: Bayıldım. Harika olmuş. Renkler müthiş. Birinin tamamladığı bir işin fotoğrafını koyması, sevgi, özen ve emekle yapılmış bir iş olduğu anlamına geliyor. Ya kutluyorsunuz ya da yolunuza devam ediyorsunuz. Sonuçta renklerin uyumsuzluğu ya da vücuda tam oturmayacağı konusunda yorum yapmak size ne kazandırır ki?

Ravelry’deki yorumlara ve fotoğrafları bakınca bana öyle geliyor olabilir ama kaba yorumların silindiğini düşünüyorum. Ravelry’ye bu konuda soru sorduğumda, bana bu tür yorumların çok az olduğunu söylüyorlar. Örgü modelleri ya da yapılan işler hakkında nadiren kötü yorumlar oluyormuş.

Böylece tüm örgü ve dantel örenlerin muhtemelen çok önceden vardığı o sonuca ben de varıyorum: Örgü örmek bizi daha iyi bir insan yapıyor olabilir mi? Çocuk büyütmek daha eleştirel ve huysuz yapıyorken hem de?..

Ebeveynlik konusunda herkese uygulanan berbat bir utandırma mekanizması var. Sadece sosyal medyadan bahsetmiyorum, doktor muayenesinde bile oluyor.

Çocuğunuzla insan içine karıştığınızda, insanların size bakışından ters giden bir şeyler olduğunu anlıyorsunuz. Bazı anne babalar çocuklarının mesela uçuş sırasında onlara normal gelen çocuk davranışlarını yetişkin öfkesi ve tepkisinden korumak için, yolculara küçük hediyeler bile verebilecek kadar özür dilemeye yatkın oluyor. Fakat kendi çocuğunuzun uçakta çığlıklar attığı o yolculuk, başka birinin çocuğunun aynı şeyi yaptığı durumdan çok daha farklı oluyor.

Çoğumuz, bir çocuk lokantada yaramazlık yaptığında içten içe kıvranıyoruz. Ama ebeveynlerinin masamıza gelip, çocuklarının normalde çok uslu olduğundan, şimdi acıktığından bahsederek açıklama yapmasını da beklemiyoruz.

Öfke nöbetleri her yerde… Kütüphanede, oyuncakçıda, alışverişte; neresi olursa…

Bunu anne babalığa dayalı bir utanç malzemesi yapmamak lazım. Siz çocuğunuza medeni olmayı öğretme sorumluluğunu aldınız; ve bu, onunla dünyaya karışmak ve bazen yalnız başınıza yaşamayı tercih edeceğiniz anları deneyimlemeyi de içeriyor. Fakat internetin bu kadar yaygın olduğu dünyada, herkes size tehlikeli derecede müsamahakar, geleneklere fazla bağlı ya da aşırı derecede kendini beğenmiş olduğunuzu söyleyebilir.

Günümüz ebeveynleri! Günümüz anneleri! Keşke telefonlarını bırakıp dikkatlerini çocuklarına verseler! Onlara her şeyi vererek ve tavizlerde bulunarak şımartmasalar.

Çocuklar ben merkezli, ekran odaklı, ben nesli ebeveynler tarafından görmezden geliniyor. Hayır bir dakika, çocuklar el bebek gül bebek büyütülüyor ve helikopter ebeveynleri nedeniyle endişeli ve şımarık büyüyorlar.

Bir çocuk doktoru olarak benim mesleki sorumluluğum, ebeveynlere yanlış bir şey yaptıklarında söylemek… Bebeğinizin biberonuna meyve koymayın, dişlerine zararlı. Çocuklarınıza bur cubur vermeyin, sonra yine istiyor. Harika bir kolye ama çocuğunuzun boynuna bir şey takmak tehlikeli olabilir.

Fakat bu sağlık ve riskler konusundaki öğütleri verirken, olabildiğince nazik oluyorum. Anne babaların ellerinden gelenin en iyini yaptığını unutmamaya çalışıyorum ve bazen koşulların benim çocuklarımla yaşadığım tecrübelerden daha zor olabileceğini düşünüyorum.

Son iki yılda, diğer ebeveynlere yargılama içeren yorumlar bırakan herkese örgü örmesini öneriyorum. Kış geliyor, hepimize atkı lazım. İnternette harika örnekler var ve ücretsiz indirebilirsiniz. Sonra güzel bir yün seçin ve tüm kalbinizle emek vererek güzel bir şey ortaya çıkarın.

Neyse ki; onu görenler ve fotoğraflarına yorum yapanlar verdiğiniz emeğe saygı duyacak, sizi teşvik edecek ve övecek. Söyleyecek hoş bir şey bulamadıklarında da, susacaklar.

***

Yazının İngilizce orijinalini buradan okuyabilirsiniz. Bu çeviri ilk olarak BlogcuAnne.com‘da yayınlanmıştır.

Yorum yapılmamış

Bir Cevap Yazın

Bu yazı da ilginizi çekebilir

Tavşancan ile Faresu

Bu kitabı fuarda aldığımız anı hatırlıyorum. Deniz ve Derin’le sohbet ediyorduk, Elif’le dikkatimizi çekmişti. İlk bakışta dikkatimizi çeken elbette çizimlerdi, çünkü Axel Scheffler. Onu en ...