Koşulsuz Ebeveynlik

0

Hayatımın bir kesitinde tüm o ebeveyn kitaplarını yer gibi okuduğum bir dönem var. ÖSS’ye ya da herhangi bir sınava hazırlanır gibi bir odaklanma ve kendini vermeyle o kitapları yuttum. Sonra bir zaman geldi, hiç okumamaya başladım. Hem artık uygulamak zamanımı alıyordu, hem de gerçekten okuma işinin sonuna gelmiştim. 

Aradan zamanlar geçti, ben hiç kitap okuyamadığım bir döneme evrildim ve benim için sahiden büyük bir acıydı. Sonra hayat sakinleşti ve ben bir uyandım ki, çok fazla yeni kitap, film vesaire var. Bunu “Goodbye Lenin” diye bir filmdeki anneye çok benzetirim, kadın komaya girer bir uyanır ki, Berlin duvarı falan yıkılmış, bildiği türden dünya tamamen değişmiş. İşte adeta böyle bir noktada uyandım ve dünyaya döndüm.

Okuma akışımın yeniden başladığı bu harika dönemde pek ebeveyn kitabı okumaz oldum. Fakat elimdeki bu kitabı Elif’in tavsiyesiyle aldığım gün, daha yolda okumaya başladım ve çok sevdim. Kapaktaki “Ödül ve Cezaları Terk Edip Sevgi ve Akılcılığa Yönelmek” ifadesi beni tavlamış olabilir.

Öncelikle Yiğit Ataman’a harika çevirisi için teşekkür etmem gerekiyor. Bazı kitaplar iyi bir çeviriye sahip bile olsa, arkadan orjinal dili okuyabiliyorum. Hani belgesellerde çift ses duyarız ya, ona benzer bir şekilde. Bu kitapta ise, gayet Türkçe aktı her bölüm zihnimde, çok sevdim.

Kitap disiplin ve öz disiplin arasındaki dengeyi anlatıyor. Öncelikle koşullu ve koşulsuz ebeveynlik arasındaki farkı net bir şekilde gösteriyor. Çocukla çalışmak ya da çocuğa uygulamak gibi temel farkları ortaya koyduğunda konu zihninizde oturuyor.

Sevgi akışını anlatıyor ki, ben bu kısma bayıldım. İyi davranışlarda akıp duran sevginin kötü durumlarda geri çekilmesini ve bunun açtığı hasarları açıklıyor. Bunun yerine mola vermeyi öneriyor. Bu biraz benim de yaptığım bir şey, biraz uzak durmak, görmemek ama sevgi akışını değiştirmeden. Olumlu pekiştirmenin fazlasının iyi olmadığını nedenleriyle anlatıyor. Buradan kendime epey ders çıkardığımı söyleyebilirim, ben olumlu pekiştirmeyi çok seviyorum. Biraz da karakterimle ilgili olmalı, abartmak benim işim!

Cezaların zararlarından ve başarmaya zorlanmaktan da bahsettikten sonra “Bizi Ne Engelliyor” bölümüne ulaşıyoruz. İşte burası hepimize gerekli. Okuyoruz, araştırıyoruz, biliyoruz ama bazen takılıp kalıyoruz. Ve ben ebeveynliğin aslında en çok kendimizi büyütme kısmını seviyorum. Bir davranışı neden yaptığımızı bulmayı ve kendimize düzeltmeyi… Kendimizde düzelttiğimiz her davranışın tıpkı bir inci kolyenin dizilimi gibi, çocuklara ve haliyle tüm aileye geçtiğini görmeyi çok seviyorum. 

Ayrıca bazı cümle ve pratik davranış örnekleri de okuyoruz. Madde madde seçenekler ve egzersizler de sunuyor kitap. Sonunda da bazı ebeveynlik tarzlarına yer veriyor.

Arkadaş sohbetlerinde, iş yerinde “Bir tane patlatacaksın daha kısa sürede anlar” “Annem bana bağırırdı, o zaman hoşlanmazdım ama şimdi iyi yapmış diyorum” “Benimki bir baktım mı muma döner” diye cümleler kuran herkese bu kitabı hediye etmek isterdim. Belki zihinlerinde bir ışık yanar. -yanmadı-

***

Bu yazı ilk olarak BlogcuAnne.com‘da yayınlanmıştır.

Yorum yapılmamış

Bir Cevap Yazın

Bu yazı da ilginizi çekebilir

Çocuklu Hayatın İlkeleri

Kargodan kitap geldiğinde, önce kart ya da başka bir sürpriz zannettim, çünkü kapağı nefis! Öyle tatlı ki, sahiden okumaya kıyamadım birkaç gün. Ben hamileyken özellikle ...