Bir Yıl

0

Geçen hafta, bir yıl oldu, Elif’le Kadıköy’deki günün üzerinden…  Facebook hatırlatıverdi, hem zaten aklımdaydı. O gün Kadıköy’de kendimi çok genç, şanslı ve cesur hissederken bir yılın bu kadar hızlı ve dolu geçeceğini hiç tahmin etmemiştim.

Ben bu bir yılda, düzenli yazı yazma disiplini edindim. Çok değerliydi benim için çünkü o zihinsel dağınıklarla karanlık tünelin sonundaki ışığı böylece görebildim. Bazen içimi döktüm, bazen neşemi paylaştım. Yıllardır hayal ettiğim şekilde bir işe dönüşmüş olması mucize gibiydi. Bu noktada “her gün on dakika dahi olsa yazmakla başlayın” öğüdüyle içinde olduğum kuyudan çıkmamı sağlayan Aliye Hanım’a da çok şey borçluyum.

Bütün o “kadının kurdu yine kadındır” klişelerinin aksine, ben bu yolculukta çok kadın dost kattım kendime. Çoğaldım. Çok çalıştım. Bir kere gerçekten blog, en azından bu blog, oturduğun yerden yazılan, basit ve zaman almayan bir şey değil, hiç değil. Ciddi bir çalışma var arka planda, emek, özen ve disiplin var. Bunun bir parçası olmak, beni öğretmenlikte de çok geliştirdi ve ilerletti. Acemi olduğum birçok konuda ustalaşmaya yaklaştım.

Su gibi aktı koca sene. Çok okudum, çok fazla yeni kitap keşfettim. Bir Kindle’ım oldu, raflarım kitaplarla doldu. Okunacak, yazılacak şeylere dair listelerim var. Düşünürken dahi gözlerim parlıyor. Geçen yıl kitap fuarı çok güzeldi, bu yıl için daha da heyecanlıyım. Ufkum uçsuz bucaksız oldu, harika insanlar tanıdım. Kelimelerim hiç tahmin etmediğim insanlara ulaştı. İki kitap çevirisi tamamladım, yenisi yolda üstelik.

Yine bir yıl önce bugünlerdi, Elif Dijital Topuklar hayalini çıtlatmıştı, çok heyecanlanmıştım dinlerken. Uzaktan izlediğim hazırlıkları, telaşı, çalışkanlığı ve nihayet o mükemmel gün… Çok güzeldi, kadın gücü çok güzeldi. Sımsıkı sarılmak, teşekkür etmek, konuşmak istediğim ne çok kişiyle görüştüm o gün. Hala etkisindeyim, ama bu ayrı bir yazı konusu.

Bu bir yıl, ülkecek çok kötü, çok karanlık, çok zor günler geçirdik, geçiriyoruz. Benim için umut burası, burada yazmak, konuşmak, izlemek, büyümek. Kendim gibilerle yakın olmak. En umutsuz anlarda hep buraya sığındım. Sığındık. Gebe günlüklerini merakla bekledim hep. Konuk yazarların her birini ilgiyle okudum. İtiraflarda kendimi buldum. Doğum hikayelerinin hepsinde muhakkak ağladım. Çok güzel başka şeyler de oldu, “mutluluk tırtılı” Derya doğdu ve hatta büyüdü, çocuklarımız büyüdü, onlar için endişelerimiz arttı, onlara baktıkça umudumuz arttı.

Yeni bir yıl benim için, çok daha inançlıyım. Kelimelerin gücüne daha çok inandığım, kalemime daha çok güvendiğim yeni günler beni bekliyor.

Burada okuyan, yorum yapan, eleştiren, fikir belirten herkese tek tek bütün kalbimle çok teşekkür ederim.

Ve tabii en büyük teşekkür; “Yorgun Anne” yazıma yer vererek her şeyi başlatan, dinleyen, anlayan, sabırla öğreten ve dostluğuyla sarıp sarmalayan Elif’e…

***

Bu yazı ilk olarak BlogcuAnne.com‘da yayınlanmıştır.

 

Yorum yapılmamış

Bir Cevap Yazın

Bu yazı da ilginizi çekebilir

Zaman Yönetmek

Bu ecnebi anaların bloglarında görüp de özendiğim şeylerden biri planlama yapmak. Aslında epeyce iyiyim o konuda ama bazen işler rayından çıkıyor. Yazdan beri o noktada ...