Yaz Tatili?

0
Çocuklarla Yaz Tatili mi?

Bence tamamen oksimoron. Yaz tatili diye bir şey yok, çocukla mevsim değişimi var. Ve korkunç sıcaklar bütün ağırlığıyla başladı. Tabii ki yine şikayet edecek bir şey buldum!

Biz Mayıs başı ufak bir yolculuk yaptık, yaz içinde de öyle planlar var ama genel olarak evdeyiz. Büyük oğlum birinci sınıfa başlıyor ve son yazı evde benimle geçirecek. Küçük oğlum yaz okuluna koşarak gidiyor. Ben? Ben de sağlık sorunları atlattım, benim için zor sayılabilecek bir dönemden geçtim ve yaza ulaştım şükürle…

Çocuklarla Yaz Tatili mi?

Evde çocuk oyalamak o kadar bambaşka bir bilim dalı ki, sanırım biraz daha gelişmem gerekiyor. Evdeki ilk günümüzün sonunda oğlum öğlen üç gibi, onlarca şey yaptıktan sonra; “sıkıldım” dedi, öylece bakakaldım. SIKILDIN MI?

Peki nasıl geçiyor günler? Sabah kardeşi servise götürmek ve akşam almak gibi dev bir sorumluluğu var. Çok sevimli geliyor bana. Gün böyle başlıyor, sonra işte rutin işler, kahvaltı vesaire…

Öncelikle şu hama boncukları icat edene teşekkür ederim.Diziyor, tasarlıyor, kolye, anahtarlık, bardak altlıkları yapıyor. Ütüleyip sabitleme kısmı sonsuz bir “hadi ütüleyelim” cümlesi demek, ama olsun, çok eğlenceli.

Sonra mesela satranç oynuyor, aslında bir yıldan fazladır epey ciddi şekilde yapıyor. Öğretmeninin ödevlerini yapmak, kendi kendine oynamak, ders derken epey bir mesai ve meşguliyet. Buna zaman ayırıyor, sorumluluk alıyor, seviyor.

Bunun dışında ev aktivite kitabı dolu, bu ara çoğunlukla Sudoku çözüyor. Lego’dan site yapmak üzere. Bu sene tüm karne/bayram hediyeleri Lego oldu. Çok seviyorlar. İlkokula başlamadan önce okumuş olmasını istediğim kitaplar vardı, onları okuyoruz. Çıtır Çıtır Felsefe serisinde epey ilerledik. Kendi okuduğu kitaplar var, destek oluyorum, hızı arttı. Resimler çiziyorlar, kek yapıyoruz beraber, küvet saatleri… Bunlar zaten günün demirbaşları.

Örgü öğrettim. Kocaman şişler, pofuduk bir ip ve ta daaa! Bayağı örüyor, çok seviyor. Arkadaşlarımıza gidiyoruz ya da onlar geliyor zaman zaman ve gerçekten kavimler göçünden farksız oluyor, en son sefer ikili çadırımızı götürdüm, bahçede kamp yaparlar diye… Hayal ettiğim gibi olmadı pek ama iyiydi. Çocuklu arkadaşlar edinebildiğim ve mutlu olduğum bir zamandayım, ciddi şükür sebebi.

Tabii ki tablet! “Ay benimkiler hiç oynamaz yaa” annesi elbette değilim. Fakat zamana müdahale ediyorum, bunu da mutfak saatiyle yapıyorum. Kuruyoruz beraber, tiktak tiktak başlıyor, bitince ötüyor. Ben demiyorum, saat söylüyor bitmesi gereken zamanı, böylece tartışma olmuyor.

Akşamlar zaten saatlerce, hunharca park. Scooter, bisiklet, tebeşir, kinetik kum… Ne var ne yok götürüyoruz hala ve uzun saatler kalıyoruz. Artık kitap okuyabiliyorum, bu sene park saatlerinin benim açımdan en verimli senesi.

Ve kutsal öğle uykusu! İkisi de öğle uykusunu bırakalı sanırım yüzyıl kadar oldu ama günler uzun ve gerçekten çok sıcak. 45. kez “parka gidelim mi” diye sorduğu dakikalara tekabül eden bir mola zamanı belirledim. Yatıyor, dinleniyor, “uyumana gerek yok” diyorum hala inanıyor ama muhakkak uyuyakalıyor. Uyandığında ilk sorusu; “şimdi ne yapıyoruz?” oluyor.

Başka fikirler varsa, açığım… Tatil ayrı bir yoruculuk gerçekten, Elif’in yazısını okurken o uzun yaz öğleden sonralarını ve yerimden hiç kalkmadan uyukladığım, kitaplar okuduğum günleri hatırladım. Biraz daha düşünürsem ağlamaklı olabilirdim. Benim yazım böyle geçiyor, çalışarak, çocuklarımı büyüterek ve koşarak, ama olduğum yerde!

***

Bu yazı ilk olarak BlogcuAnne.com‘da yayınlanmıştır.

Yorum yapılmamış

Bir Cevap Yazın

Bu yazı da ilginizi çekebilir

Salıncak 101.4 / 19Temmuz2017 / @hihieved Hande

Yayın konuğum hihieved hanımlardı. Çok güldük, çok anlattık. Çıkmak üzere olan kitabından, anneliğinden bahsettik. Bir de “büyük konuştum, başıma geldi”lerden. Arayan herkes ayrı eğlenceliydi. Kaçıranlar ...